Adana’nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremin ardından kentteki diri faylar ve deprem riski yeniden gündeme geldi. AFAD, deprem sonrasında ilk belirlemelere göre olumsuz bir durum bulunmadığını bildirirken, vatandaşlar Adana’da fay hatlarının hangi bölgelerden geçtiğini ve hangi ilçelerin deprem açısından daha fazla dikkat çektiğini araştırmaya başladı.
Adana ve çevresi, Türkiye’nin tektonik açıdan hareketli bölgeleri arasında bulunuyor. Kentteki deprem tehlikesi yalnızca il sınırları içerisindeki faylardan değil, çevre illerde ve Doğu Akdeniz bölgesinde bulunan aktif fay sistemlerinden de kaynaklanıyor.
Adana çevresinde aktif fay sistemleri bulunuyor
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Türkiye Diri Fay Haritası, Adana ve çevresinde deprem üretme potansiyeli bulunan aktif fay sistemlerinin bulunduğunu gösteriyor. Bölgedeki tektonik yapı nedeniyle Adana, yakın çevresinde meydana gelebilecek depremlerden de etkilenebilecek kentler arasında değerlendiriliyor.
Özellikle Adana’nın kuzeyi ve doğusundaki fay zonları ile Çukurova çevresindeki tektonik yapı, kentin deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde önem taşıyor. Bu nedenle deprem riski ele alınırken yalnızca bir fayın kent merkezinden geçip geçmediğine değil, çevredeki aktif fayların oluşturabileceği sarsıntılara da bakılıyor.
Beş ilçe deprem riski açısından dikkat çekiyor
Adana İl Afet Risk Azaltma Planı’nda Ceyhan, Yumurtalık, İmamoğlu, Seyhan ve Yüreğir ilçeleri, faylara yakınlık ve mevcut yapı stoku bakımından depremden zarar görebilecek bölgeler arasında değerlendiriliyor. Ancak bu değerlendirme, söz konusu ilçelerdeki bütün mahallelerin veya yapıların aynı risk düzeyinde bulunduğu anlamına gelmiyor.
Özellikle yoğun nüfus ve yapılaşmanın bulunduğu Seyhan ile Yüreğir’de bina güvenliği ve zemin özellikleri önem kazanırken, Ceyhan ve çevresi geçmişte yaşanan depremler nedeniyle yakından izlenen bölgeler arasında bulunuyor. İlçelerin gerçek risk düzeyi ise mahalle ve hatta parsel ölçeğinde yapılacak zemin ve yapı incelemeleriyle belirlenebiliyor.
Faya yakınlık tek başına deprem riskini belirlemiyor
Uzmanların deprem riskini değerlendirirken dikkate aldığı unsurlar arasında fay hattına uzaklığın yanı sıra zeminin yapısı, yeraltı su seviyesi, bina yaşı, taşıyıcı sistem, kullanılan malzeme ve yapı denetimi gibi birçok faktör bulunuyor. Yumuşak ve alüvyon zeminlerde deprem dalgalarının büyüyebilmesi, aynı depremde farklı bölgelerde farklı şiddette sarsıntı hissedilmesine yol açabiliyor.
Bu nedenle “fay hattı üzerinde bulunmak” ile “deprem riski yüksek olmak” aynı anlamı taşımıyor. Adana’da olası bir depremde ortaya çıkabilecek hasarın boyutunu, depremin büyüklüğü ve merkeze uzaklığının yanı sıra yerel zemin koşulları ile yapı stokunun dayanıklılığı belirleyecek.