Türk Eczacıları Birliği 45. Bölge Çorum Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Erol Afacan, yeni eğitim öğretim yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, bir ülkenin geleceğinin sınıfta başladığını ancak hayatın içinde şekillendiğini vurguladı.
Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin yeni bir heyecana adım attığını belirten Afacan, eğitimin yalnızca okul binası, öğretmen, sınıf ve ders kitabından ibaret görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“Eğitim bir milletin ortak meselesidir”
Afacan, bir ülkenin gelişmişliğinin sadece doğal kaynaklar, fabrikalar, yollar ve teknolojik imkanlarla ölçülemeyeceğini belirterek, güçlü toplumların ortak özelliğinin üretmek olduğunu söyledi.
Üretimin yalnızca sanayiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Afacan, bilgi, teknoloji, bilim, sanat, fikir, çözüm ve değer üretmenin de kalkınmanın temel unsurları arasında yer aldığını kaydetti.
“Çocuğun ilk okulu evidir”
Eğitimin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı ile okulların sorumluluğuna bırakılamayacağını ifade eden Afacan, ailelerin çocukların gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyledi.
Afacan, çocukların söylenenlerden çok gördüklerini örnek aldığını belirterek, kitap okuyan, emeğe değer veren, saygılı davranan ve üretmeyi önemseyen yetişkinlerin çocuklar için en güçlü rol modeller olduğunu dile getirdi.
“Başarı yalnızca yüksek not değildir”
Çocuklara sürekli başarılı olmalarının söylenmesinin yeterli olmadığını belirten Afacan, başarının yalnızca sınavlardan yüksek puan almak anlamına gelmediğini söyledi.
Afacan, gerçek başarının merak etmek, soru sormak, araştırmak, yanlış yapmaktan korkmamak, çözüm üretmek ve başarısızlık karşısında yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu ifade etti.
Öğretmenlerin rolüne dikkat çekti
Öğretmenlerin yalnızca müfredatı aktaran kişiler olmadığını vurgulayan Afacan, bir öğretmenin bazen bir çocuğun yeteneğini ilk fark eden, bazen de özgüvenini yeniden kazanmasını sağlayan kişi olabileceğini söyledi.
Öğretmenliğin bir ülkenin geleceğine doğrudan dokunan en önemli görevlerden biri olduğunu belirten Afacan, aile ve öğretmenlerin karşı karşıya değil, aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Gençlere: “Tüketici değil üretici olun”
Öğrencilere de seslenen Afacan, gençlerden yalnızca ders çalışmaları değil, aynı zamanda okumaları, araştırmaları, spor ve sanatla ilgilenmeleri, teknoloji öğrenmeleri ve yabancı dil konusunda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi.
Afacan, “Telefonların ve ekranların size sunduğu hazır dünyanın tüketicisi olmak yerine kendi dünyanızın üreticisi olun” mesajını verdi.
Yapay zekâ ve teknoloji vurgusu
Dünyanın yapay zekâ, robotik teknolojiler, biyoteknoloji ve dijital dönüşümle hızlı bir değişim yaşadığını belirten Afacan, bugün okula başlayan bazı çocukların gelecekte henüz adı bile bilinmeyen mesleklerde çalışabileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle eğitimin yalnızca bilgi ezberletmeye dayanmaması gerektiğini söyleyen Afacan, öğrencilere öğrenmeyi öğrenme, doğru bilgiye ulaşma, eleştirel düşünme ve değişen şartlara uyum sağlama becerilerinin kazandırılması gerektiğini belirtti.
“Çocuklarımız için nasıl bir toplum bırakıyoruz?”
Toplumun da eğitim sürecinin bir parçası olduğunu vurgulayan Afacan, evde kullanılan dilden trafikteki davranışlara, sosyal medyadaki üsluptan insanlara gösterilen saygıya kadar birçok davranışın çocukların eğitimini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Afacan, gelişmiş ülkelerin yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değil, bilim üretebilmeleri, teknoloji geliştirebilmeleri ve nitelikli insan yetiştirebilmeleriyle öne çıktığını söyledi.
Türkiye’nin hedefinin de teknolojiyi yalnızca kullanan değil geliştiren, gençleri yalnızca iş arayan değil yeni işler ve fikirler üreten bireyler haline getiren bir eğitim sistemi olması gerektiğini kaydetti.
“Çocuklarımızın hayallerini onların yerine belirlemeyelim”
Yeni eğitim öğretim yılı dolayısıyla öğretmenlere başarı, ailelere kolaylık, öğrencilere ise merak duygularını kaybetmeyecekleri bir eğitim hayatı dileyen Afacan, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Çocuklarımızın hayallerini onların yerine belirlemeyelim. Onlara güçlü kanatlar verelim. Sonra bırakın kendi gökyüzlerini kendileri bulsunlar.”
Afacan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünü de hatırlatarak, bilimin ve eğitimin ışığından ayrılmadıkça geleceğin daha güçlü kurulabileceğini ifade etti.