Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi özelinde, bütün hastaneler genelinde sağlık çalışanlarının işi hiç kolay değil. Çünkü onların muhatapları çoğu zaman sıkıntılı, endişeli, ağrılı, korkulu ve gergin insanlar.
Mutlu insanlarla geçinmek kolaydır.
Mutlu insanlara ne söylerseniz söyleyin, çoğu zaman pek dokunmaz.
Ama canı yanan, endişeli ve çaresiz bir insanın dünyası farklıdır. Herkes kendisiyle hemen ilgilenilmesini, derdinin anlaşılmasını, önemsendiğini hissetmek ister.
İşte tam da burada insanlık devreye giriyor.
Her mesleğin bir zekâtı vardır.
Fakat sağlık sektöründe bu zekât belki de zirve yapar.
Bazen bir tebessümdür.
Bazen güzel bir cümledir.
Bazen yol yordam göstermektir.
Bazen de sadece samimiyeti hissettirmektir.
Bir çocuğun parmağından kan alınırken görevlinin, “Canın acıyacak ablam, birazcık sabret, bak azıcık kaldı, hemen bitecek.” demesinin bile paha biçilemez bir değeri vardır.
Çünkü o cümle, çocuğun acısını tamamen ortadan kaldırmasa da korkusunu azaltır.
Sağlık çalışanının güler yüzü bazen ilaç kadar etkilidir.
Elbette her mesleğin içinde olduğu gibi sağlık sektöründe de artılar ve eksiler mutlaka olacaktır. Ancak özellikle sağlık çalışanlarının ilk alımlarında bu hususlara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İşinin ehli olmalı.
Bilgili olmalı.
İlgili olmalı
Tecrübeli olmalı.
Ama bütün bunların yanında gönlünün derinliklerinde merhamet bulunmalı.
İnsan sevgisi olmalı.
Çünkü hastane kapısından içeri giren herkes aslında sadece bir hasta değildir.
Kimi bir anne...
Kimi bir baba...
Kimi bir evlat...
Kimi bir eş...
Kimi bir kardeş...
Kimi de hayatının en zor günlerinden birini yaşayan bir insandır.
Hastane kapıları bu yüzden sadece hastaların değil, hayatın da giriş kapılarıdır.
Burada doğumun sevincine, hastalığın korkusuna, şifanın mutluluğuna, ölümün hüznüne, yalnızlığın çaresizliğine, aile bağlarının gücüne ve bazen de insanın insana nasıl sahip çıktığına şahit olursunuz.
Bir kapıdan girenle diğer kapıdan çıkan aynı kişi olmayabilir.
Kimi umutla girer, sevinçle çıkar.
Kimi endişeyle girer, gözyaşıyla çıkar.
Kimi ise bir daha hiç çıkamaz...
Bütün bu hayatlara dokunan sağlık çalışanlarına da büyük sorumluluk düşüyor.
Bu vesileyle Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi kıymetli Dr. Muhammed Gömeç Bey başta olmak üzere, gece gündüz fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına kolaylıklar diliyorum.
Temennimiz odur ki; elleriniz daima şifa dağıtsın, gönlünüzden merhamet ve insan sevgisi hiç eksilmesin.
Çünkü bazen bir hastanın ihtiyacı olan ilk şey ilaç değil, kendisine insan gibi davranıldığını hissetmektir.
Bunu hisseden vefalı hastanın da yapacağı meçhul dua kim bilir hangi çıkmaz işlerinizi yoluna koyar. Bundan daha büyük nimet olur mu?