MÖ.2000 yıllarında Anadolu’da güçlü bir devlet kuran Hititler, yalnızca askerî başarılarıyla değil;
gelişmiş devlet teşkilatı, hukuk sistemi, diplomasi anlayışı, mimarisi ve kültürel mirasıyla da
tarihte önemli bir yer edinmiştir. Hititlerin başkenti Hattuşa ise bu büyük uygarlığın siyasi,
dinî ve kültürel merkezi olarak günümüze kadar ulaşan en değerli arkeolojik alanlardan
biridir.
başkentiydi. Kent, doğal kayalıklar ve vadilerle çevrili geniş bir alana kurulmuştur. Şehirde
yapılan arkeolojik kazılarda tapınaklar, saraylar, surlar, anıtsal kapılar ve çeşitli kamu yapıları
ortaya çıkarılmıştır. Özellikle Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı, Hitit sanatının ve taş işçiliğinin
etkileyici örnekleri arasında yer alır. Hattuşa’nın en dikkat çekici yapılarından biri ise Büyük
Tapınak’tır. Tanrıların ve tanrıçaların önemli bir yere sahip olduğu Hitit dünyasında din,
günlük yaşamın ve devlet yönetiminin ayrılmaz bir parçasıydı.
tabletler sayesinde Hititlerin komşu devletlerle ilişkileri, savaşları, antlaşmaları, dinî törenleri
ve günlük yaşamları hakkında ayrıntılı bilgiler elde edilmiştir. Bunların arasında Mısır ile
yapılan Kadeş Antlaşması da özel bir öneme sahiptir. Tarihin bilinen en eski yazılı barış
antlaşmalarından biri kabul edilen Kadeş Antlaşması, Hititlerin dönemin uluslararası
diplomasisindeki gücünü göstermektedir.
ziyaretçiler için önemli bir kültür ve turizm merkezidir. Kentin çevresindeki doğal güzellikler
ile tarihî kalıntılar bir arada değerlendirildiğinde Boğazkale, Anadolu’nun geçmişi ile bugünü
arasında güçlü bir bağ kurmaktadır. Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer
almasıyla da evrensel kültürel değerini ortaya koymaktadır.
Hititlerin önemli merkezlerinden biri olan Alacahöyük ise Çorum’un Alaca ilçesinde
bulunmaktadır. Hattuşa’dan farklı olarak tarihinin çok daha eski dönemlere uzandığı
Alacahöyük’te Kalkolitik Çağ’dan Hitit dönemine kadar birçok uygarlığın izleri
görülmektedir. Özellikle kral mezarları, zengin metal eserleri ve ünlü güneş kursları
Alacahöyük’ün en dikkat çekici buluntuları arasındadır. Alacahöyük Sfenksli Kapı ise anıtsal
giriş yapısıyla Hitit döneminin görkemli mimarisini yansıtır.
Hattuşa, Boğazkale ve Alacahöyük birlikte değerlendirildiğinde, Anadolu’nun tarih boyunca
farklı kültürlere nasıl ev sahipliği yaptığı açıkça görülür. Bu ören yerleri yalnızca geçmişten
kalan taş yapılar değildir; aynı zamanda binlerce yıl önce yaşamış insanların inançlarını,
sanatlarını, yönetim anlayışlarını ve günlük hayatlarını günümüze taşıyan önemli kültürel
miraslardır. Hattuşa’nın görkemli kalıntıları ve Alacahöyük’ün zengin arkeolojik buluntuları,
Hititlerin Anadolu tarihinde bıraktığı derin izi gözler önüne sermektedir. Bu nedenle Çorum
ve çevresi, Anadolu uygarlıkları tarihini anlamak isteyen herkes için eşsiz bir açık hava
müzesi niteliğindedir.