Güncel

Kene ısırmasından sonra ortaya çıkan bu belirtilere dikkat: Yeni virüs şoku

Ateş, yoğun yorgunluk ve sindirim sorunlarıyla beliren ALTNV, kandaki trombosit seviyesini düşürerek karaciğer enzimlerinin yükselmesine ve doku iltihaplanmasına yol açıyor.

Abone Ol

Çin'de bilim insanları, kene ısırması sonrası ateşli hastalık belirtileri gösteren kişilerde daha önce tanımlanmamış yeni bir virüs tespit etti. “Asya uzun boynuzlu kene nairovirüsü” (Asian longhorned tick nairovirus-ALTNV) adı verilen virüsün yorgunluk, sindirim sistemi sorunları, trombosit düşüklüğü ve karaciğer enzimlerinde yükselmeye yol açabildiği belirlendi.

Pekin'deki Patojen ve Biyogüvenlik Devlet Anahtar Laboratuvarı öncülüğünde yürütülen araştırmanın sonuçları The New England Journal of Medicine'de yayımlandı. Araştırmacılar, ALTNV'yi yeni ortaya çıkan ve insanlarda ateşli hastalıkla ilişkili kene kaynaklı bir orthonairovirus olarak tanımladı.

3 bin 163 hasta incelendi

Araştırmada kene maruziyeti öyküsü bulunan ve ateşli hastalık nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuran 3 bin 163 kişi tarandı. RNA veya IgM tespitine göre hastaların yüzde 10,4'ünde ALTNV pozitifliği belirlendi.

Dabie bandavirusu testi negatif çıkan hastalarda ise ALTNV pozitifliği yüzde 15,1'e yükseldi. Araştırmacılar, bu bulgunun daha önce nedeni belirlenemeyen bazı kene kaynaklı hastalıkların ALTNV ile ilişkili olabileceğini gösterdiğini bildirdi.

ALTNV'nin belirtileri neler

ALTNV'yi tek başına taşıdığı belirlenen 56 hastada en sık görülen belirti yüzde 84 oranıyla yorgunluk oldu. Hastaların yüzde 80'inde sindirim sistemi şikayetleri görülürken yüzde 38'inde trombositopeni, yani kandaki trombosit sayısında düşüş tespit edildi.

Hastaların yüzde 36'sında ise aminotransferaz düzeylerinde yükselme görüldü. Bu laboratuvar bulgusunun karaciğer veya diğer dokulardaki hücresel hasar ve iltihaplanmayla ilişkili olabileceği belirtildi.

Virüsü tek başına taşıyan hastaların tamamı iyileşti

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yalnızca ALTNV enfeksiyonu bulunan 56 hastanın tamamının iyileşmesi oldu. Çalışmada bu gruptaki hastalarda kalıcı sağlık sorunu veya ölüm bildirilmedi.

Bu nedenle mevcut araştırmaya dayanarak ALTNV'nin tek başına yüzde 18,4 ölüm oranına sahip olduğunu söylemek doğru değil. Ölüm vakaları, ALTNV ile başka bir kene kaynaklı virüsün aynı anda görüldüğü hastalarda kaydedildi.

İki virüs birlikte görüldüğünde tablo ağırlaştı

ALTNV ile Dabie bandavirusunu aynı anda taşıyan 38 hasta ayrıca incelendi. Bu grupta solunum sistemi belirtileri yüzde 61 oranında görülürken yalnızca DBV enfeksiyonu bulunanlarda bu oran yüzde 38 olarak kaydedildi.

İkili enfeksiyon görülen hastalarda böbrek fonksiyon bozukluğu oranı da yüzde 84'e ulaştı. ALTNV ve DBV'yi birlikte taşıyan 38 hastanın 7'sinin hayatını kaybettiği, bunun yüzde 18,4'lük ölüm oranına karşılık geldiği bildirildi. Araştırmacılar, bu bulgunun birlikte enfeksiyonun hastalığın şiddetini artırabileceğine işaret ettiğini belirtti.

47 binden fazla kene incelendi

Araştırmacılar yalnızca insanlardan alınan örnekleri değil, Çin'in 15 eyaletinden toplanan 47 bin 428 keneyi de analiz etti. ALTNV RNA'sı incelenen kenelerin yüzde 1,29'unda tespit edildi.

Virüsün en yüksek görülme oranı yüzde 1,75 ile Haemaphysalis longicornis, bilinen adıyla Asya uzun boynuzlu kenesinde saptandı. Laboratuvar çalışmalarında bu kene türünün virüsü farklı yaşam evreleri arasında ve yavrularına aktarabildiği, ayrıca farelere bulaştırabildiği gösterildi.

Aynı bölgelerde iki virüs dolaşıyor

Araştırmanın sonuçlarına göre ALTNV ile DBV aynı coğrafi bölgelerde dolaşabiliyor ve aynı kene türü tarafından taşınabiliyor. Bilim insanları bu nedenle özellikle SFTS'nin yaygın görüldüğü bölgelerde iki enfeksiyonun birbirinden doğru şekilde ayırt edilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Araştırmacılar ALTNV'yi “yeni tanımlanan, ortaya çıkan kene kaynaklı bir orthonairovirus” olarak nitelendirirken virüsün yayılım alanının, uzun dönemli hastalık yükünün ve farklı bölgelerdeki etkisinin belirlenebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunuyor.

Kene ısırıklarına karşı nasıl korunmalı

Kene kaynaklı hastalıklardan korunmak için yoğun otluk ve çalılık alanlarda vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesi, uygun kene kovucuların kullanılması ve açık hava faaliyetlerinin ardından vücudun kene açısından kontrol edilmesi öneriliyor.

Vücuda tutunmuş bir kene görülmesi halinde kenenin geciktirilmeden çıkarılması önem taşıyor. CDC, kenenin ince uçlu cımbızla deriye mümkün olduğunca yakın noktadan tutulup döndürmeden, sabit ve yukarı yönlü bir hareketle çıkarılmasını; ardından bölgenin ve ellerin temizlenmesini öneriyor. Ateş, döküntü veya başka hastalık belirtileri gelişmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.