MAHİRANE SÖYLEMLER -2

Abone Ol

Evlat!

Bir yazar, eserleri için kendisi söyleşi talep etmez. Talep ederse kıymeti azalabilir; fakat eserleri değer görüp kendisinden söyleşi istenirse itibarı artar.

Çünkü taliplisi olmayan bir değer, ne kadar kıymetli olursa olsun zamanla gölgede kalır. Müşterisiz meta, sahibine yük olur.

*

Evlat!

Bazen döner koltukta oturmak yerine sabit bir sandalyeyi tercih etmek daha güvenlidir.

Çünkü döner koltukta her tarafa dönmek zorunda kalırsın; sabit sandalye ise sana duracağın yeri hatırlatır.

İnsanın bazen yönünü değiştirmeye değil, yerini sağlamlaştırmaya ihtiyacı vardır.

*

Evlat!

Bir gün siyasete girecek olursan üç gruptan özel olarak oy istemeye çalışma:

Akrabalarından, köylünden ve mesai arkadaşlarından...

Çünkü onlar seni zaten iyi ve kötü yönlerinle tanırlar. Seni yıllardır gözlemlemişlerdir; kararlarını da çoğu zaman buna göre verirler.

Bu insanlara yatırım, seçim zamanı değil; hayat boyu yapılır. Gün geldiğinde kapılarını tekrar çalmaya ihtiyaç bırakmayacak bir gönül bağı kurmak gerekir.

*

Evlat!

Her dönemde çalışmak, üretmek güzeldir.

Fakat hayatı da ihmal etme. Kahvede el cebe gidiyorsa, gönlünün çektiği bir şey yenilebiliyorsa, fırsat buldukça gezilebiliyorsa, kısacası hayat yaşanabiliyorsa emeğin anlamı vardır.

Sadece çalışıp yaşamayı unutan insan, kazandığının tadını alamaz.

*

Evlat!

Bir insan senden hızla uzaklaşıyorsa, mutlaka bildiği veya düşündüğü bir sebep vardır.

Ama yavaş yavaş uzaklaşıyorsa; yeni çevreler, yeni makamlar veya yeni imkânlar arasında seni eskisi kadar önemsemediği anlaşılır.

Gönülden uzaklaşmanın sesi çoğu zaman sessiz çıkar.

*

Evlat!

İbadette olduğu gibi ilgi, alaka, arama ve hâl hatır sormada da önemli olan çokluk değil, devamlılıktır.

Çünkü gönül, bir anda verilen büyük bir ilgiden ziyade sürekli hissedilen samimiyetle beslenir.

Aksi hâlde çölde susuz kalan bir insanın bir sürahi suyu bir anda içip sonra uzun süre susuz kalmasına benzer. Bu, ihtiyacı gidermekten çok sıkıntıyı artırır.

*

Evlat!

Çevreme bakıyorum da; kimi kitap alacak imkâna sahip olduğu hâlde okumuyor, kimi de okumak istiyor ama almakta zorlanıyor.

Peki, bu kadar yazılan kitabı kim okuyacak?

Sen okuyacaksın evlat...

Her şeye rağmen yazmak da güzeldir, yazılanı okumak da. Çünkü kitap, insanın kendisiyle yaptığı en uzun sohbettir.

*

Evlat!

Hayat ağlayarak başlar, anlayarak sona erer.

Fakat insan çoğu zaman anlaması gereken şeyleri hayatının sonuna doğru anlar; o vakit de birçok imkân elinden alınmış olur.

Sonra insan yine başa döner; bu defa başka bir âleme ağlayarak yolculuk eder.

Ömrünü isyanla tüketenler için ne acıdır:
"Ağla gözlerim ağla; ağla ki ahirette ağlayacağını bugün anlayasın."

Rabbim, böyle bir imtihanla karşılaşanlara kolaylık versin.