Son yıllardaki artışla birlikte ülkemizde 55 binin üzerinde zincir market mağazası bulunmaktadır. Bu mağazalar geniş ürün yelpazesi, düşük fiyat politikası, toplu alım gücü ve agresif şubeleşme sayesinde bakkal, manav, kasap, kırtasiye, oyuncakçı gibi küçük işletmeleri rekabet edemez hale getirmiştir. Mahalle aralarına kadar giren marketler yerel esnafta ciddi müşteri kayıplarına neden olmaktadır.
Elbette tüketici açısından kolay erişilebilirlik, fiyat rekabeti ve kredi kartı kampanyaları vs gibi olumlu etkileri vardır. Rekabet nihai tüketici için olumlu bir unsurdur.
İşyeri sahipleri için de düzenli kira geliri anlamında pozitif bir unsur olarak görülsede bazı zincir mağazaların uzun süreli sözleşmelerinden kaynaklanan mağduriyetler de vardır.
İstihdam olarak yerel insan kaynağı da sınırlı olumlu etki yaratmakla beraber bakkal, manav, kasap, kırtasiye, oyuncakçı gibi küçük işletmelerin sayısının azalması da İstihdamı olumsuz etkilemektedir.
PARA SIZINTISI ve VERGİLER
Perakende yasasının güçlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle küçük şehirlerde küçük esnaf vesileyle dolaşımdaki para büyük olasılıkla şehirde kalırken zincir marketlerin vergi ve kâr merkezleri büyükşehir lerde olduğundan para dışarı akar. Bu, küçük şehirlerde ekonomik çarpan etkisini (para dolaşımını) zayıflatır, istihdamı ve sosyal canlılığı azaltır.
Zaman içerisinde başka firmalara yaşam hakkı tanımayan tekelleşme yaratabilir ve bu sefer bazı mağazalarda ağır şartlarda çalışma koşullarıyla istihdama olumsuz yansımaları olabilir.
ÇÖZÜM: PAY MODELİ ve UYUM
Vergi veya cirodan pay modeli küçük şehir ekonomilerine katkı sağlayabilir. Dışarı çıkan paranın bir kısmının şehirde kalması dolaşımı artıracağı için bölge ekonomisine fayda sunacaktır. Yerel düzenlemeler, belediye ve valilik olmak üzere esnafın uyum kapasitesine bağlı olarak yayılım yoğunluğu yeniden gözden geçirilmelidir. Planlı ve dengeli bir çerçeve ile tüm toplum yararına çözüm mümkündür.