İstanbul’da öldürülen Atlas Çağlayan ve Mattia Ahmet Minguzzi’nin ardından çocuklara yönelik şiddet ve çocukların suça karışması yeniden Türkiye’nin gündemine taşındı. Son olarak yayımlanan bir araştırma, toplumun çok büyük bir kesiminin çocukların suça sürüklenme oranının arttığı kanaatinde olduğunu ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, çocuk suçlarıyla ilgili toplumsal kaygının artık istisnai değil, yaygın bir algı haline geldiğini gösteriyor.
Aksoy Araştırma: Toplumun yüzde 87’si artış olduğunu düşünüyor
Aksoy Araştırma tarafından yayımlanan çalışmaya göre, Türkiye’de toplumun yüzde 87’si, çocukların suça karışma oranının son yıllarda arttığını düşünüyor. Araştırma, özellikle 14–18 yaş grubundaki çocukların yaralama ve gasp gibi suçlara karışmasına odaklandı.
Katılımcıların yalnızca çok küçük bir bölümü suç oranlarında azalma olduğu görüşünü dile getirirken, büyük çoğunluk artış algısında birleşiyor.

Son 10 yıla ilişkin algı net: “Çok arttı” diyenler çoğunlukta
Araştırmada katılımcılara, “Son 10 yıl içinde Türkiye’de 14–18 yaş grubundaki çocukların yaralama ve gasp gibi suçlara karışma durumları ile ilgili hangisi sizin fikrinize daha yakındır?” sorusu yöneltildi.
Verilen yanıtlar şöyle sıralandı:
Çok artmıştır: %67,7
Artmıştır: %19,7
Fikrim yok: %9,6
Azalmıştır: %1,9
Çok azalmıştır: %1,1
Bu sonuçlara göre, artış olduğunu düşünenlerin oranı toplamda %87,4’e ulaşıyor.
Suça sürüklenmenin başlıca nedeni: “Cezasızlık”
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bölümünde katılımcılara, “Çocukların suç çetelerine katılmasında en etkili olduğunu düşündüğünüz üç neden nedir?” sorusu yöneltildi. Verilen yanıtlar, ceza sistemi ve toplumsal ortamla ilgili güçlü eleştiriler içeriyor.
Katılımcıların %63,2’si, çocukların suça karışmasında en önemli etken olarak “cezasızlık ya da çok az ceza alma” seçeneğini işaretledi.

Suçun özendirilmesi ve eğitim vurgusu
Araştırmada öne çıkan diğer nedenler ise şöyle sıralandı:
Suç ve suçlunun özendirilmesi: %53,1
Eğitimin kalitesinin düşmesi: %36
Uzmanlar, bu verilerin çocuk suçlarının yalnızca bireysel değil, yapısal ve toplumsal sorunlarla doğrudan ilişkili olduğunu gösterdiğine dikkat çekiyor.
Toplumsal alarm seviyesi yükseliyor
Araştırma sonuçları, çocukların suça sürüklenmesi meselesinin kamuoyunda artık bir güvenlik sorunu olmanın ötesine geçtiğini ve adalet sistemi, eğitim politikaları ve medya dili gibi alanlarda bütüncül bir yaklaşım beklentisinin güçlendiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, artan çocuk suçları algısı, yalnızca cezai tedbirlerle değil; önleyici sosyal politikalar, nitelikli eğitim ve çocuk odaklı koruyucu mekanizmalarla ele alınmadığı sürece kalıcı biçimde çözülemeyecek bir tabloya işaret ediyor.


