Çiftçi Dayanışma Platformu Başkanı ve Büyük Kızılca köyü üreticilerinden Ömer Sarı, Yeşilırmak’ın 9 Mayıs ve 16 Mayıs’ta taşması sonucu bölgede büyük tarımsal zarar meydana geldiğini söyledi. Sarı, Büyük Kızılca başta olmak üzere Çayköy, Aksaray ve Ovasaray çevresindeki seraların yaklaşık bir ay boyunca sular altında kaldığını, üreticilerin hasat öncesi tüm ürünlerini kaybettiğini ve bugün milyonlarca liralık borçla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Taşkın 9 ve 16 Mayıs’ta iki kez yaşandı

Ömer Sarı’nın verdiği bilgilere göre Yeşilırmak, bölgede ilk olarak 9 Mayıs’ta, ardından 16 Mayıs’ta yeniden taştı. İki ayrı taşkın, seracılığın yoğun yapıldığı Büyük Kızılca, Çayköy, Aksaray ve Ovasaray çevresindeki tarım alanlarını etkiledi.

Sarı, suyun çekilmesinin yaklaşık bir ay sürdüğünü ve bu süre boyunca seraların tamamen kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Hasada yaklaşan ürünlerin tamamının zarar gördüğünü belirten Sarı, üreticilerin yalnızca bir sezonluk gelirini değil, o sezon için yaptığı bütün yatırımı da kaybettiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 09 07 At 14.46.35

Yaklaşık 5 bin dönüm arazi zarar gördü

Sarı, Amasya genelinde yaklaşık 5 bin dönüm tarım arazisinin su altında kaldığını, bunun 2 bin dönümden fazlasını seraların oluşturduğunu öne sürdü. Özellikle Büyük Kızılca ve çevresinde seracılığın temel geçim kaynağı olduğunu belirten Sarı, bölgedeki ailelerin önemli bölümünün başka düzenli gelirinin bulunmadığını söyledi.

Bir ay boyunca sular altında kalan seralarda ürünlerin kurtarılamadığını ifade eden Sarı, selin üretim zincirinin tamamını etkilediğini belirtti. Fide üreticileri, zirai ilaç ve gübre bayileri ile tarım işçilerinin de çiftçinin gelir kaybından doğrudan etkilendiğini söyledi.

Dönüm başına maliyet 140-160 bin lirayı buldu

Seracılık yapan üreticilerin sezona büyük ölçüde borçlanarak başladığını anlatan Sarı, fide, gübre, ilaç ve işçilik giderlerinin dönüm başına 140 ila 160 bin liraya ulaştığını belirtti. Girdilerin büyük bölümünün veresiye alındığını ve borçların hasat döneminde ödenmesinin planlandığını söyledi.

Taşkının tam da ürünlerin hasat edileceği dönemde meydana geldiğini vurgulayan Sarı, çiftçinin gelir elde edemeden borçla baş başa kaldığını ifade etti. Kendi işletmesinde yalnızca fide maliyetinin yaklaşık 1 milyon 800 bin liraya ulaştığını belirten Sarı, traktör ve araçların satılmasının dahi bazı borçları kapatmaya yetmeyeceğini savundu.

Whatsapp Image 2026 09 07 At 14.46.36

Üretici verilen desteğin yetersiz olduğunu söylüyor

Sarı, 9 ve 16 Mayıs’taki taşkınların ardından bölgeyi ziyaret eden kamu yöneticileri ve yetkililerin üreticilerin zararlarının karşılanacağı yönünde açıklamalarda bulunduğunu söyledi. Tarım Bakanlığı, valilik, il tarım teşkilatı ve ziraat odalarından yetkililerin bir ay boyunca bölgede incelemelerde bulunduğunu belirtti.

Üreticilerin dönüm başına 120 ila 160 bin lira arasında destek beklediğini ifade eden Sarı, yapılan ödemenin ise yaklaşık 8 bin lira seviyesinde kaldığını öne sürdü. Sarı, bu tutarın üreticinin gerçek maliyetinin çok küçük bir bölümünü karşıladığını belirterek, zararların yeniden hesaplanmasını istedi.

İcra baskısı köylerde giderek büyüyor

Ömer Sarı, ürünlerden gelir elde edilemediği için üreticilerin fide, gübre ve ilaç borçlarını ödeyemediğini söyledi. Bazı firmaların alacaklarını tahsil etmek için hukuki sürece başvurduğunu ve köyde icra dosyalarının artmaya başladığını belirtti.

Borçların işletmenin büyüklüğüne göre 1,5 milyon liradan 8 milyon liraya kadar çıkabildiğini öne süren Sarı, çiftçinin en büyük korkusunun tarlalarını kaybetmek olduğunu ifade etti. “Traktörümüzü satsak borca yetmiyor. Asıl korkumuz, tarlalarımızın icra yoluyla elimizden gitmesi” dedi.

Whatsapp Image 2026 09 07 At 14.46.37 (1)

İşçi ücretleri de ödenemiyor

Sarı, seralarda çalışan tarım işçilerinin de mağdur olduğunu ve bazı üreticilerin işçi ücretlerini ödeyemediğini belirtti. Alacaklarını isteyen işçilerin ve çavuşların üreticilerin kapısına geldiğini, bu durumun köylerde ciddi sosyal baskı oluşturduğunu söyledi.

Üreticilerin yıllardır ticaret yaptığı kişiler karşısında itibar kaybı yaşadığını ifade eden Sarı, ekonomik sıkıntının psikolojik boyutunun da ağırlaştığını belirtti. “İnsanlar borcunu ödemek istiyor ama ürün yok, gelir yok. Kapıya alacaklı geliyor, verecek para bulunamıyor” diye konuştu.

DSİ’ye taşkından önce başvuru yapıldığı iddia edildi

Ömer Sarı, 9 ve 16 Mayıs’taki taşkınlardan önce muhtarlık tarafından Devlet Su İşleri’ne Yeşilırmak yatağının temizlenmesi amacıyla hem sözlü hem de yazılı başvurular yapıldığını öne sürdü. Son 3-5 yıllık süreçte birkaç kez dilekçe verildiğini ancak gerekli temizleme çalışmalarının yapılmadığını savundu.

Geçmişte ırmak yatağında temizlik ve derinleştirme çalışması yapıldığı dönemlerde taşkın yaşanmadığını söyleyen Sarı, zamanla tabanın dolmasıyla su seviyesinin yükseldiğini ifade etti. Taşkının nedenlerinin ve DSİ’nin sorumluluğuna ilişkin iddiaların ilgili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Whatsapp Image 2026 09 07 At 14.46.37

Üreticiler eylem seçeneğini değerlendiriyor

Sarı, yaşanan mağduriyetin ardından köylerde tepkilerin büyüdüğünü ve çiftçilerin seslerini duyurabilmek için ortak eylem yapmayı değerlendirdiğini söyledi. Özellikle tarım arazilerinin borç nedeniyle kaybedilmesi ihtimalinin üreticilerde ciddi kaygı oluşturduğunu belirtti.

Doğa yürüyüşünde donduran karşılaşma: Nesli tükenmekte olan boynuzlu engerek görüntülendi
Doğa yürüyüşünde donduran karşılaşma: Nesli tükenmekte olan boynuzlu engerek görüntülendi
İçeriği Görüntüle

Bölgenin geçmişte iktidara güçlü destek verdiğini hatırlatan Sarı, bugün çiftçinin ekonomik tablo nedeniyle büyük kırgınlık yaşadığını ifade etti. Bunun bir siyasi tartışmadan çok üretim ve geçim meselesi olduğunu belirterek, “Bizim derdimiz siyaset değil. Çiftçi ayakta kalamazsa burada üretim de kalmaz” dedi.

Sarı’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı

Ömer Sarı, çiftçilerin yaşadığı sorunların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yeterince doğru aktarılmadığını düşündüğünü söyledi. Tarım sektöründeki gerçek tablonun doğrudan üreticilerden dinlenmesi gerektiğini belirten Sarı, sahadaki borç ve maliyet baskısının görünür hale getirilmesini istedi.

Bölgedeki çiftçilerin temel talebinin, 9 ve 16 Mayıs’ta yaşanan taşkınların ardından oluşan gerçek zararların yeniden hesaplanması, borç baskısının hafifletilmesi ve üretimin devamını sağlayacak yeni desteklerin devreye alınması olduğunu ifade etti. Sarı, “Bir ay su altında kalan seraların zararını mevcut ödemeler karşılamıyor. Biz üretmek istiyoruz, sadece ayakta kalabilmek için destek bekliyoruz” dedi.

Muhabir: İlhami Türksal