Yeni Parti’de ilk seçim heyecanı: 400 delege belirlendi
Yeni Parti’de ilk seçim heyecanı: 400 delege belirlendi
İçeriği Görüntüle

CHP Çorum İl Başkanı Tuncay Yılmaz, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, iktidarın eğitim politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Yılmaz, kamusal eğitimin zayıflatıldığını, eğitimde fırsat eşitliğinin ortadan kalktığını, ailelerin ekonomik gücünün çocukların eğitim imkanlarını belirler hale geldiğini savundu.

Kamusal eğitim zayıfladı, özel eğitim büyüdü

Yılmaz, eğitim sisteminde iki temel kırılma yaşandığını belirterek bunları kamusal eğitimden piyasa ağırlıklı eğitime, bilimsel ve laik eğitimden ise ideolojik eğitime yöneliş olarak sıraladı.

2002’de 41 bin 300 olan devlet okulu sayısının 2025’te 56 bin 336’ya çıktığını belirten Yılmaz, aynı dönemde özel okul sayısının 2 bin 395’ten 14 bin 700’e yükseldiğini söyledi. Devlet okullarındaki artışın yüzde 37’de kaldığını, özel okul sayısındaki artışın ise yüzde 513’e ulaştığını kaydetti.

Nitelikli eğitim ailenin gelirine bağlandı

Özel okullardaki öğrenci sayısının da aynı dönemde çok daha hızlı arttığını vurgulayan Yılmaz, ortaya çıkan tablonun eğitimde ekonomik ayrışmayı derinleştirdiğini savundu.

Yılmaz, “Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor. Veliler özel okulu değil, çocuklarının geleceğini satın almaya zorlanıyor” ifadelerini kullandı.

Köy okullarının kapanması fırsat eşitsizliğini artırdı

Eğitimde eşitsizliğin yalnızca gelirle sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, yaşanılan yerin de çocukların eğitim imkanlarını doğrudan etkilediğini söyledi.

Son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığını ifade eden Yılmaz, bu durumun özellikle kırsalda yaşayan çocukların eğitime erişimini zorlaştırdığını savundu. CHP iktidarında köy okullarının yeniden açılacağını ve teknolojik altyapılarının güçlendirileceğini söyledi.

MESEM ve sınav odaklı sistem eleştirisi

Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, MESEM modelini çocuk emeği üzerinden eleştirdi. “Mesleki ve teknik eğitimi güçlendireceğiz, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız” dedi.

LGS ve YKS’nin de bütün eğitim sistemini belirleyen bir yapıya dönüştüğünü savunan Yılmaz, çocukların eğitim hayatının sınav merkezli bir düzene sıkıştırıldığını söyledi. Eğitim sisteminin öğrenciyi yalnızca sınava hazırlayan bir yapı olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Ücretli öğretmenlik ve güvencesiz çalışma sona ermeli

Öğretmenlerin çalışma koşullarına da değinen Yılmaz, nitelikli kamusal eğitimin güçlü ve güvenceli öğretmenlerle mümkün olabileceğini söyledi.

Ücretli öğretmenliğin kaldırılması gerektiğini belirten Yılmaz, öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden düzenlenmesini, aile bütünlüğünün tayinlerde esas alınmasını ve eğitim çalışanlarının ekonomik koşullarının iyileştirilmesini savundu.

Laik ve bilimsel eğitim vurgusu

Yılmaz, eğitim sistemine yönelik en temel eleştirilerinden birinin laik ve bilimsel eğitim anlayışının zayıflaması olduğunu söyledi. Evrensel ve demokratik eğitimin çocuğa ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini öğretmesi gerektiğini vurguladı.

“İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir” diyen Yılmaz, ÇEDES ve benzeri uygulamaların da laik eğitim ve kamusal denetim açısından tartışmalı olduğunu savundu.

Eğitim siyasi ve ekonomik müdahale alanı olmamalı

Yılmaz, eğitimin piyasanın, siyasi iktidarların veya farklı yapıların müdahale alanı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirterek, eğitim hakkının çocuğun ailesinin gelirine veya yaşadığı yere göre değişmemesi gerektiğini söyledi.

CHP’nin laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitim anlayışını savunduğunu belirten Yılmaz, “Biz yalnızca geçmişte kaybedilenleri geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: İlhami Türksal