Afacan, bu yılki mesajlarında “Tek Sağlık, Tek Eczane” anlayışını öne çıkardıklarını belirterek eczacıların yalnızca ilaç temin eden sağlık profesyonelleri olarak değil; koruyucu sağlık hizmetleri, erken tarama, kronik hastalık takibi, tedaviye uyum ve doğru yönlendirme süreçlerinde de daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Dünya eczacılığında yeni dönem

Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun 2026 Dünya Eczacılık Günü temasını “Daha sağlıklı gelecekler için eczacıları güçlendirmek” olarak belirlediğini hatırlatan Afacan, yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların artışı, dijital dönüşüm ve iklim kaynaklı sağlık risklerinin eczacıların sağlık sistemindeki konumunu yeniden şekillendirdiğini kaydetti.

Modern sağlık sistemlerinde hastaneler ve acil servislerin giderek artan bir hasta yüküyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Afacan, birçok sağlık sorununun birinci basamakta daha erken ve etkili biçimde yönetilebileceğini belirtti.

Toplum eczanelerinin vatandaşların en kolay ulaşabildiği sağlık noktalarından biri olduğunu ifade eden Afacan, eczacıların düşük riskli sağlık sorunlarında danışmanlık, hasta yönlendirme, kronik hastalık takibi, ilaç kullanım değerlendirmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinde daha etkin görev alabileceğini dile getirdi.

“Eczacı hekimin yerine geçmez”

Eczacılığın gelişen rolünün sağlık meslekleri arasında bir yetki çatışması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Afacan, farklı sağlık profesyonellerinin kendi bilimsel yetkinlikleri doğrultusunda sağlık sistemine katkı sunduğunu belirtti.

Afacan, eczacının hekimin yerine geçmesinin söz konusu olmadığını, aksine toplum eczanelerinin aile hekimliği ve hastanelerin üzerindeki gereksiz başvuru yükünün azaltılmasına katkı sağlayabilecek güçlü bir birinci basamak paydaşı olduğunu ifade etti.

Eczanelerde erken fark edilen sağlık risklerinin zamanında hekime yönlendirilmesinin, yanlış ilaç kullanımının önlenmesinin ve kronik hastaların tedaviye uyumunun artırılmasının sağlık sistemi açısından önemli kazanımlar sağlayabileceğini kaydetti.

“Tek Sağlık, Tek Eczane” vurgusu

Afacan, “Tek Sağlık” yaklaşımının insan, hayvan ve çevre sağlığını birbirinden ayrı görmeyen bütüncül bir sağlık anlayışına dayandığını belirtti.

Özellikle antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz kullanımının neden olduğu antimikrobiyal dirence dikkat çeken Afacan, toplum eczacılarının akılcı ilaç kullanımı ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesi konusunda önemli bir role sahip olduğunu ifade etti.

“Tek Eczane” yaklaşımının ise tek bir fiziksel eczaneden ziyade, hastanın sağlık yolculuğunu bütüncül şekilde takip edebilen bir eczacılık sistemini ifade ettiğini belirten Afacan, ilaç kullanımı ve tedavi süreçlerinin süreklilik içinde izlenmesinin önemine değindi.

Türkiye’de toplum eczanelerinin rolü genişlemeli

Türkiye’de 30 bini aşkın toplum eczanesi ve yaklaşık 55 bin eczacı bulunduğuna işaret eden Afacan, bu yapının ülkenin en yaygın sağlık profesyoneli ağlarından birini oluşturduğunu söyledi.

Toplum eczanelerinin yalnızca ilaç temini, reçete ve geri ödeme sistemi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Afacan, geleceğin eczacılık modelinde verilen sağlık hizmetinin de ekonomik ve mevzuatsal olarak tanımlanması gerektiğini ifade etti.

Afacan’a göre toplum eczaneleri; kan basıncı, diyabet ve kardiyovasküler risk taramaları, kronik hastalık takibi, tedaviye uyum, çoklu ilaç kullanımının değerlendirilmesi, ilaç etkileşimlerinin takibi, farmakovijilans, sigara bırakma danışmanlığı ve akılcı antibiyotik kullanımı gibi alanlarda daha aktif rol üstlenebilir.

Uygun eğitim, mevzuat ve klinik protokollerin oluşturulması halinde bağışıklama hizmetlerinin de bu sistemin bir parçası olabileceğini belirten Afacan, eczanelerde gerçekleştirilen klinik müdahalelerin e-Nabız ve diğer sağlık bilgi sistemleriyle entegre edilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

“Sunulan sağlık hizmetinin de karşılığı olmalı”

Yeni hizmetlerin yalnızca mesleki fedakârlık temelinde yürütülemeyeceğini vurgulayan Afacan, eczacılara yeni görev ve sorumluluklar verilirken sürdürülebilir bir ödeme sisteminin de oluşturulması gerektiğini belirtti.

Eczacılık hizmetlerinin genişlemesi için yetkilendirmenin yanı sıra sağlık sistemi entegrasyonu, standart hizmet modelleri ve uygun ücretlendirme mekanizmalarının gerekli olduğuna dikkat çekti.

“Eczacıyı güçlendirmek sağlık sistemini güçlendirir”

İbrahim Köyü Barajı’nda sondaj ve teknik inceleme
İbrahim Köyü Barajı’nda sondaj ve teknik inceleme
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin sağlık sistemindeki insan kaynağını daha verimli kullanabilmesi için yalnızca yeni hastaneler ve poliklinikler oluşturmanın yeterli olmayacağını ifade eden Afacan, hastaların ihtiyaçlarına göre doğru sağlık basamağına yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Eczanede çözülebilecek sorunların acil servislere taşınmaması, erken belirlenebilecek risklerin komplikasyona dönüşmeden tespit edilmesi ve kronik hastalarda tedavi uyumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Afacan, bunun sağlık sisteminin daha etkin kullanılmasını sağlayacağını kaydetti.

Eczacılık mesleğinin geleceğinin yalnızca ilaç fiyatları, geri ödeme sistemleri ve eczane ekonomisi üzerinden tartışılmaması gerektiğini dile getiren Afacan, eczacıların sahip olduğu bilimsel bilgi ve mesleki kapasitenin toplum sağlığı açısından daha etkin kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Afacan, Dünya Eczacılık Günü mesajını şu ifadelerle tamamladı:

“Koruyan eczane, tarayan eczane, izleyen eczane, yönlendiren eczane, tedavi uyumunu geliştiren ve akılcı ilaç kullanımını destekleyen eczane anlayışına geçmeliyiz. Geleceğin sağlık sisteminde eczacının yeri sistemin kenarında değil, birinci basamağın merkezinde olmalıdır. Daha güçlü eczacı, daha güçlü birinci basamak; daha güçlü birinci basamak, daha güçlü sağlık sistemi; daha güçlü sağlık sistemi ise daha sağlıklı bir toplum demektir.”

Muhabir: Merve Kayış