Çorum’da Bahçelievler İlkokulu çevresinde sabahın erken saatlerinde kaldırımda bulunan birkaç beyaz kâğıt, görenleri derinden etkiledi. Bir çocuğun el yazısıyla aynı cümlelerin tekrar tekrar yazıldığı kâğıtlarda, “Babamı çok seviyorum”, “Babamı istiyorum” ve “Babam yanımda olsun istiyorum” ifadeleri yer aldı.
Sabah saat 06.30 sıralarında okula gitmek üzere evinden çıkan Bahçelievler İlkokulu Müdürü Ender Özcan Özçakır, kaldırım üzerindeki kâğıtları fark etti. İlk anda sıradan kâğıt parçaları olduğunu düşündü. Ancak eğilip baktığında karşısına çıkan cümleler, onu olduğu yerde durdurdu.
Kâğıtların her birinde aynı özlem vardı.
Bir çocuğun babasına duyduğu hasret…
Birkaç kelimeye sığan büyük bir özlem
Kâğıtların kim tarafından bırakıldığı, hangi şartlarda yazıldığı bilinmiyor. Ancak o küçücük cümleler, çocukların dünyasında anne ve babanın ne kadar büyük bir yer tuttuğunu bir kez daha hatırlattı.
Yetişkinler için bir tartışma, bir ayrılık ya da kapanmış bir mesele; çocuklar için yıllarca taşınabilecek bir özleme dönüşebiliyor. Çünkü çocuklar, anne ve babalarının yaşadığı sorunların tarafı değil. Onlar yalnızca sevilmek, güvende hissetmek, sarılmak ve yanında olduklarını bilmek istiyor.
Bazen bir çocuk, bütün dünyasını tek bir cümleyle anlatabiliyor:
“Babamı istiyorum…”
Çocukların sessizliğini duymak gerekiyor
Elbette her evlilik sürdürülebilir olmayabilir. Bazı ayrılıklar hem yetişkinler hem de çocuklar açısından daha sağlıklı bir yaşamın başlangıcı olabilir. Ancak hangi şartta olursa olsun, çocukların duygularının yetişkinlerin sorunları arasında kaybolmaması gerekiyor.
Bahçelievler İlkokulu çevresinde bulunan bu kâğıtlar da kesin nedeni bilinmese bile önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı: Çocuklar her zaman yaşadıklarını yüksek sesle anlatamayabilir.
Kimi zaman konuşamazlar, kimi zaman içine kapanırlar, kimi zaman da duygularını bir kâğıda tekrar tekrar yazarlar. Belki de tek isteği duyulmaktı
Kaldırımda bulunan beyaz kâğıtların ardında nasıl bir hikâye bulunduğu bilinmiyor. Ancak üzerindeki cümleler, bir çocuğun sevgiye ve yakınlığa duyduğu ihtiyacı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bazen bir çocuğa yardım etmek için büyük sözlere ya da büyük adımlara ihtiyaç olmayabilir. Bazen yalnızca durmak, gözlerinin içine bakmak ve gerçekten dinlemek yeterlidir. O kaldırımda birkaç parça kâğıt vardı.
Ama belki de üzerlerinde hepimize bırakılmış tek bir mesaj yazıyordu: “Beni duyun.”