İstanbul Bayrampaşa’da yaşayan 55 yaşındaki Mustafa Hezer, 2016 yılında dünyaya gelen oğluna kimlik çıkarabilmek için yaklaşık 9 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini söyledi. İki ayrı DNA testinde çocuğun biyolojik babası olduğunun yüzde 99,98 oranında belirlendiğini öne süren Hezer, buna rağmen nüfus kaydının yapılamadığını ve oğlunun eğitim ile sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşadığını iddia etti.
Kimlik için yıllardır mahkemelere başvuruyor
Hezer’in anlatımına göre süreç, Özbekistan uyruklu Pırzoda Irgasheva ile kurduğu birliktelikten 2016 yılında bir erkek çocuğunun dünyaya gelmesiyle başladı. Çiftin dini nikahla birlikte yaşadığı dönemde doğan çocuk için nüfus kaydı oluşturulamadığı ileri sürüldü.
Mustafa Hezer, oğluna kimlik çıkarabilmek amacıyla 2018 yılından itibaren farklı mahkemelerde dava açtığını söyledi. Süreç boyunca çok sayıda duruşmaya katıldığını belirten Hezer, aradan geçen yıllara rağmen kesin bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti.
İki kez DNA testi yapıldığını söyledi
Hezer, mahkeme sürecinde babalığın belirlenmesi amacıyla iki kez DNA testi yaptırdıklarını belirtti. Test sonuçlarında çocuğun yüzde 99,98 oranında kendisinden olduğunun ortaya çıktığını ileri sürdü.
Buna rağmen nüfus kaydının gerçekleştirilemediğini söyleyen Hezer, sürecin annenin önceki evliliği nedeniyle uzadığını iddia etti. Hezer, mahkemenin çocuğun soy bağının kesin olarak belirlenmesi amacıyla annenin eski eşinden de DNA örneği alınmasını istediğini söyledi.
Eski eşin hayatını kaybetmesi süreci uzattı
Mustafa Hezer’in iddiasına göre, Pırzoda Irgasheva’nın önceki eşi boşanmanın ardından Kazakistan’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Hezer, eski eşin ailesinin daha sonra Dubai’ye taşındığını ve mezarın da burada bulunduğunu öne sürdü.
Mahkemenin bu kişiden de DNA örneği talep ettiğini belirten Hezer, mezarın bulunması ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle davanın uzadığını söyledi. Hezer, bu durumun yıllardır devam eden hukuki sürecin en önemli nedenlerinden biri olduğunu savundu.
Okul ve hastanede sorun yaşadığını iddia etti
Oğlunun kimliği bulunmadığı için günlük yaşamda ciddi sorunlarla karşılaştıklarını söyleyen Hezer, çocuğunu okula kaydettiremediğini ileri sürdü. Sağlık hizmetlerinden yararlanırken de kimlik talep edildiğini ve bu nedenle problem yaşadıklarını belirtti.
Hezer, “Çocuk 10 yaşına geldi. Bu sene okula yazdıracağım ama T.C. kimlik numarası olmadığı için kayıt yaptıramadığımı söylüyorlar. Hastalandığında doktora götürmek istediğimde de kimlik soruluyor” diyerek yaşadıkları güçlüğü anlattı.
Eşinin sınır dışı edildiğini öne sürdü
Hezer, Pırzoda Irgasheva’nın Türkiye’deki oturum izninin sona ermesinin ardından 2024 yılında sınır dışı edildiğini ileri sürdü. Oturum izninin yenilenmesi için başvuru yaptıklarını ancak taleplerinin reddedildiğini söyledi.
Özbekistan’da daha sonra resmi nikah yaptıklarını belirten Hezer, evlilik cüzdanı, boşanmaya ilişkin apostilli belgeler ve çocuğun doğumuyla ilgili evrakları mahkemeye sunduğunu ifade etti. Hezer, yıllardır devam eden sürecin sonuçlandırılmasını ve oğlunun nüfus kaydının yapılarak kimliğinin çıkarılmasını istedi.




