Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, narenciye bahçesinde bakım işleri yapan ve işverene ait kulübede kalan bir işçinin açtığı davada önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, taraflar arasında iş ilişkisi bulunduğunu ve işçinin 5 yıl kesintisiz çalıştığını kabul ederek ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerektiğine hükmetti.

Bahçedeki kulübede ailesiyle birlikte kaldı

Davaya konu olayda B.G., ailesiyle birlikte narenciye bahçesinde bulunan bir kulübede yaşarken bahçenin ve hayvanların bakımını üstlendi. İşçi, toplam 8 yıl boyunca bu işleri yaptığını, son 5 yıllık döneme ait ücretleri ile diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü.

B.G., kendisine tahsis edilen kulübede çalışmasının karşılığında kaldığını, bahçedeki işlerin kendisine yaptırıldığını ve sigortasız çalıştırıldığını savundu. Hak ettiği ücretleri talep etmesinin ardından iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini belirterek yargıya başvurdu.

İşveren iş ilişkisi bulunmadığını savundu

Davacı işçi; kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra ücret, yıllık ücretli izin, Asgari Geçim İndirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesini talep etti. Bahçede kesintisiz biçimde çalıştığını belirten işçi, kulübede kalmasının da çalışma ilişkisinin bir parçası olduğunu öne sürdü.

Bahçe sahibi ise davacının kulübede çok düşük bir kira karşılığında oturduğunu ve taraflar arasında bir iş ilişkisi bulunmadığını savundu. İlk Derece Mahkemesi davayı reddederken, Bölge Adliye Mahkemesi de işçinin istinaf başvurusunu esastan reddetti.

Yargıtay tanık beyanlarını dikkate aldı

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine uyuşmazlık Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Daire, yargılama sırasında dinlenen tanıkların işçinin dava konusu yerde çalıştığına ve çalışması karşılığında işverene ait evde kaldığına ilişkin ifadelerini değerlendirdi.

Yargıtay, dosyadaki deliller doğrultusunda taraflar arasında iş ilişkisinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirledi. Kararda ayrıca davacının işverene ait işyerinde kesintisiz olarak 5 yıl çalıştığının kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.

Tarım işi olduğu için Borçlar Kanunu uygulanacak

Yüksek Mahkeme, yapılan işin niteliğinin tarım işi olduğuna dikkat çekerek uyuşmazlıkta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. Bu değerlendirme, işçinin hangi işçilik haklarından yararlanabileceğinin belirlenmesinde etkili oldu.

Arif Pehlivan’dan Çorum’a veda: “Gönlümde her zaman müstesna bir yeri olacak”
Arif Pehlivan’dan Çorum’a veda: “Gönlümde her zaman müstesna bir yeri olacak”
İçeriği Görüntüle

Karara göre davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmasa da ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerekiyor. Yargıtay böylece tarım işi kapsamında değerlendirilen çalışma ilişkisinde bu iki alacağın göz ardı edilemeyeceğini ortaya koydu.

Kulübenin kira bedeli ücretten mahsup edilecek

Kararın dikkat çeken diğer bölümü ise işçinin çalışma süresince kaldığı kulübeye ilişkin oldu. Yargıtay, davacının yaptığı çalışmanın karşılığında işverene ait evde kaldığının anlaşılması nedeniyle barınma imkanının ücret hesabında dikkate alınması gerektiğine hükmetti.

Buna göre işçinin çalışma süresince asgari ücret üzerinden hak ettiği toplam ücret belirlenecek, oturduğu evin kira bedeli de tespit edilerek bu tutardan mahsup edilecek. Mahsup işleminin ardından varsa ödenmeyen ücret alacağı ile dava konusu döneme ilişkin Asgari Geçim İndirimi alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekecek.

Yerel mahkemenin kararı bozuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararını ortadan kaldırdı. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik hükmü de oy birliğiyle bozuldu.

Karar, özellikle tarım ve bahçe işlerinde barınma imkanı karşılığında çalışan kişiler açısından iş ilişkisinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin önemli ölçütler ortaya koydu. Çalışmanın sürekliliği, tanık anlatımları, yapılan işin niteliği ve barınmanın çalışmanın karşılığı olup olmadığı gibi unsurların işçilik alacaklarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Kaynak: İHA