Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır kırılmalardan biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının yönetime el koymasıyla TBMM feshedildi, hükümet görevden alındı, siyasi faaliyetler durduruldu ve ülke yaklaşık üç yıl boyunca Milli Güvenlik Konseyi’nin denetimindeki askeri yönetimle idare edildi.

Darbe yalnızca yönetimi değiştirmedi. Siyaset, hukuk, ekonomi, eğitim, sendikal yaşam, basın ve toplumsal hayat uzun yıllar etkisini sürdürecek şekilde yeniden düzenlendi. 12 Eylül’ün ardından yüz binlerce kişi gözaltına alındı, on binlerce kişi yargılandı, siyasi partiler kapatıldı, idam cezaları infaz edildi ve yeni anayasal düzen kuruldu.

16802

Türkiye darbeye ağır siyasi kriz ortamında girdi

1970’lerin ikinci yarısında Türkiye ciddi bir ekonomik ve siyasi kriz yaşıyordu. Kısa ömürlü hükümetler, koalisyonlar, Meclis’te yaşanan tıkanmalar ve hızla artan siyasi şiddet ülke gündemini belirliyordu.

Sağ ve sol gruplar arasındaki çatışmalar, siyasi cinayetler, bombalı saldırılar ve kitlesel olaylar günlük hayatın parçası haline geldi. Abdi İpekçi, Nihat Erim, Gün Sazak ve Kemal Türkler gibi isimlerin öldürülmesi, ülkedeki güvenlik krizini daha da derinleştirdi.

82Ae6013290370395

Maraş ve Çorum olayları toplumsal gerilimi artırdı

12 Eylül’e giden süreçte Maraş ve Çorum başta olmak üzere çeşitli şehirlerde yaşanan toplumsal çatışmalar, güvenlik sorununun boyutunu gözler önüne serdi. Bu olaylarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve toplumdaki kutuplaşma daha da arttı.

Siyasi şiddetin yükselmesi, ordunun yönetime müdahalesi için gerekçe olarak kullanılan başlıca unsurlardan biri oldu. Ancak sonraki yıllarda ortaya çıkan belgeler, darbe hazırlıklarının yalnızca son haftalardaki gelişmelere bağlı olmadığını gösterdi.

I-1

Cumhurbaşkanı aylarca seçilemedi

Siyasi sistemdeki tıkanmanın en dikkat çekici örneklerinden biri 1980’deki Cumhurbaşkanlığı seçimiydi. TBMM’de yapılan çok sayıda oylamaya rağmen yeni Cumhurbaşkanı seçilemedi.

Bu durum, dönemin siyasi krizinin sembollerinden biri haline geldi. Askeri yönetim daha sonra Meclis’teki bu tıkanmayı da yönetime el koyma gerekçeleri arasında gösterdi.

Resized D10F3 Fa05Cafc52010

Darbe planı aylar öncesinden hazırlanmıştı

12 Eylül müdahalesi ani gelişen bir karar değildi. Genelkurmay Karargâhı’nda “Bayrak Harekâtı” adı verilen bir plan üzerinde aylar öncesinden çalışıldığı daha sonra ortaya çıktı.

Planın önce temmuz ayında uygulanmasının düşünüldüğü, ancak siyasi gelişmeler nedeniyle ertelendiği ve 12 Eylül 1980 sabahı hayata geçirildiği biliniyor.

19Ebdb4014Ed0Ae0B2

12 Eylül sabahı ordu yönetime el koydu

12 Eylül 1980 günü sabaha karşı Türk Silahlı Kuvvetleri emir-komuta zinciri içinde harekete geçti. Saat 04.00’te TRT radyolarından yayımlanan bildirilerle ordunun yönetime el koyduğu açıklandı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, müdahalenin gerekçesini devlet otoritesinin yeniden kurulması, siyasi çatışmaların sona erdirilmesi ve ülkenin iç savaşa sürüklenmesinin önlenmesi olarak açıkladı.

Fdecbc7B18 32Eba603B

Meclis feshedildi, hükümet görevden alındı

Darbeyle birlikte TBMM feshedildi ve Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet görevden alındı. Anayasal düzen fiilen askıya alındı ve yasama ile yürütme yetkileri Milli Güvenlik Konseyi’nin elinde toplandı.

Kenan Evren’in yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun konseyde yer aldı.

C417B96019 1349975Dc

Siyasi liderler gözaltına alındı

Darbenin ilk saatlerinde dönemin önde gelen siyasi liderleri evlerinden alınarak gözetim altına alındı. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş ise Uzunada’ya götürüldü.

Siyasi liderlerin faaliyetleri tamamen durduruldu. Bir süre sonra eski partilerin yöneticilerine siyasi yasaklar getirildi ve bu isimlerin aktif siyasete dönmeleri yıllar aldı.

D2Bffedf20 28316D48E

Partilerin tamamı kapatıldı

12 Eylül yönetimi mevcut siyasi yapıyı tamamen dağıttı. Adalet Partisi, CHP, Milli Selamet Partisi ve MHP dahil olmak üzere dönemin siyasi partileri kapatıldı.

Eski siyasi kadroların önemli bölümüne yasak getirilirken, yeni partilerin kurulması ancak askeri yönetimin izin verdiği çerçevede mümkün oldu.

20B1D3C220 36416Cfe9

932B63Df20 429D2489F

07A94D4520 71E2Bab4A

Sıkıyönetim ülke genelinde uygulandı

Darbe sonrasında sıkıyönetim uygulaması genişletildi. Sıkıyönetim komutanlıkları, güvenlikten basına kadar birçok alanda geniş yetkilere sahip oldu.

Toplantı ve gösteriler yasaklandı, dernek ve sendika faaliyetleri durduruldu, yayınlar denetlendi ve siyasi faaliyetler askıya alındı.

Mimaroglu

650 bin kişi gözaltına alındı

12 Eylül döneminin en ağır bilançosu gözaltılar ve yargılamalar oldu. Yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyondan fazla kişi fişlendi ve yüz binlerce kişi hakkında soruşturma açıldı.

Yaklaşık 230 bin kişi çeşitli davalarda yargılandı. On binlerce kişi işinden çıkarıldı, binlerce kişi yurt dışına gitmek zorunda kaldı ve çok sayıda kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.

Dfb1D54B

Cezaevleri işkence iddialarıyla anıldı

Darbe sonrası dönemde özellikle Diyarbakır, Mamak ve Metris cezaevleri ağır işkence ve kötü muamele iddialarıyla gündeme geldi.

Mahkûmların maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddet, 12 Eylül’ün toplumsal hafızada bıraktığı en derin yaralardan biri oldu. Cezaevlerinde yaşanan ölümler ve insan hakları ihlalleri yıllar boyunca tartışılmaya devam etti.

55Eb20A2F018Fbb8F8Acf1Ac

Çorum’da su verimliliği eğitimi verildi
Çorum’da su verimliliği eğitimi verildi
İçeriği Görüntüle

50 kişi idam edildi

Darbe döneminde binlerce kişi hakkında idam cezası talep edildi, yüzlerce kişi idama mahkûm edildi ve 50 kişinin cezası infaz edildi.

İdam edilenler arasında farklı siyasi görüşlerden kişiler bulunuyordu. Erdal Eren’in idamı ise yaş tartışmaları ve yargılama süreci nedeniyle dönemin en çok konuşulan olaylarından biri oldu.

5550581204207C130C297Ce8

Kenan Evren’in sözleri yıllarca tartışıldı

Kenan Evren, darbe sonrasında yaptığı konuşmalarda müdahaleyi ülkeyi kaostan çıkarma amacıyla savundu. Evren’in güvenlik, düzen ve devlet otoritesi vurgusu, askeri yönetimin temel söylemini oluşturdu.

İdamlarla ilgili olarak Evren’e atfedilen “Asmayalım da besleyelim mi?” sözü ise 12 Eylül döneminin sert yönetim anlayışını simgeleyen ifadelerden biri olarak hafızalara kazındı.

1391252

Bülent Ecevit darbeye karşı çıktı

Bülent Ecevit, askeri müdahalenin siyasi hayatı ortadan kaldırdığını ve Türkiye’nin demokratik gelişimini geriye götürdüğünü savundu.

Ecevit, siyasi yasaklı olduğu dönemde yazıları ve açıklamaları nedeniyle de yargılandı. Daha sonraki yıllarda 12 Eylül’ü Türkiye’nin demokratik düzenine ağır bir darbe olarak nitelendirdi.

103380153 Cdacb889 Ad26 44Ce Bac4 4B4D6D80Cd99

Süleyman Demirel askeri vesayeti eleştirdi

Süleyman Demirel de darbe sonrasında seçilmiş hükümetin ve Meclis’in ortadan kaldırılmasını sert biçimde eleştirdi.

Demirel, ilerleyen yıllarda 12 Eylül’ü Türkiye’de askeri vesayetin en önemli örneklerinden biri olarak değerlendirdi ve demokratik siyasetin askeri müdahalelerden korunması gerektiğini vurguladı.

Necmettin Erbakan In Az Bilinen Fotograflari A I I

Erbakan ve Türkeş de yargılandı

Necmettin Erbakan ve Milli Selamet Partisi yöneticileri, darbe sonrasında çeşitli davalarda yargılandı. Konya’da düzenlenen Kudüs Mitingi de askeri yönetimin darbe gerekçeleri arasında gösterdiği olaylardan biri oldu.

Alparslan Türkeş ve çok sayıda MHP yöneticisi de uzun süre yargılandı. MHP çevreleri, darbe yönetiminin ülkücü hareketi de ağır biçimde hedef aldığını savundu.

5C8D272E45D2A08Af423E216

Sendikalar ve işçi hareketi baskı altına alındı

12 Eylül yönetimi yalnızca siyasi partileri değil, sendikal yapıyı da büyük ölçüde değiştirdi. Grevler yasaklandı, sendikaların faaliyetleri durduruldu ve işçi hareketinin etkisi sınırlandırıldı.

Darbe sonrasında çıkarılan yeni sendika ve toplu sözleşme yasaları, çalışma hayatında daha sıkı bir denetim sistemi oluşturdu.

Darbe

24 Ocak kararları uygulanmaya devam etti

Darbe öncesinde alınan 24 Ocak 1980 ekonomik kararları, askeri yönetim döneminde de uygulandı. Turgut Özal, Bülent Ulusu hükümetinde ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı.

Bu süreçte Türkiye ekonomisi daha liberal ve dışa açık bir yapıya yönelmeye başladı. 12 Eylül’ün ekonomik boyutu, sonraki yıllarda da yoğun biçimde tartışıldı.

8838D2Ae8C2A0B97A7E633D5Cdc03Afe

YÖK kuruldu, üniversiteler yeniden düzenlendi

1981’de Yükseköğretim Kurulu kuruldu ve üniversiteler merkezi bir sisteme bağlandı. Akademik yapı yeniden düzenlenirken çok sayıda öğretim üyesi görevinden uzaklaştırıldı.

YÖK, 12 Eylül döneminden günümüze kadar gelen en önemli kurumsal yapılardan biri olarak kabul edildi.

Demokrasinin Kara Lekesi Olumun Ve Acinin 44 Yil

Basın ve kültür hayatı da baskı altındaydı

Gazeteler kapatıldı, çok sayıda kitap ve yayın yasaklandı, gazeteciler ve yazarlar hakkında davalar açıldı.

Sanatçılar ve aydınlar da soruşturmalardan etkilendi. Bazı isimler yurt dışına çıktı, bazıları hakkında yakalama kararları çıkarıldı.

S 5Adc747229Fc88Ad8E8C297Cb96Abfa7Aec548E0

1982 Anayasası hazırlandı

Askeri yönetim döneminde yeni bir anayasa hazırlandı. 1982 Anayasası 7 Kasım 1982’de halkoyuna sunuldu ve kabul edildi.

Referandum aynı zamanda Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı olmasını da sağladı. Yeni anayasa yürütmeyi güçlendiren, devlet otoritesini öne çıkaran ve temel hakları sınırlayan yapısıyla yıllarca tartışıldı.

12 Eylul Depophotos 15081615

Siyasi hayat yeniden şekillendirildi

1983 seçimleri öncesinde askeri yönetim yeni kurulacak partiler ve adaylar üzerinde veto yetkisi kullandı. Eski siyasi liderlerin seçimlere katılmasına izin verilmedi.

Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi seçimi kazanarak iktidara geldi. Böylece sivil yönetime geçiş başladı ancak 12 Eylül rejiminin kurduğu siyasi ve hukuki yapı uzun süre devam etti.

Darbeciler yıllar sonra yargılandı

12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerin yargılanmasının önü ancak 2010’daki anayasa değişikliğiyle açıldı.

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında dava açıldı. Mahkeme iki isme müebbet hapis cezası verdi ancak karar kesinleşmeden hayatlarını kaybettikleri için dava hukuken sonuçsuz kaldı.

12 Eylül’ün etkileri bugün de tartışılıyor

12 Eylül 1980 darbesi yalnızca birkaç yıllık askeri yönetim dönemiyle sınırlı kalmadı. Anayasa, eğitim sistemi, sendikal yapı, siyasi partiler düzeni ve devlet-toplum ilişkileri üzerinde kalıcı etkiler bıraktı.

Bu nedenle 12 Eylül, bugün hâlâ yalnızca bir askeri müdahale olarak değil, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal yapısını kökten değiştiren bir dönem olarak değerlendiriliyor.

46 yıl sonra hafızadaki en ağır kırılmalardan biri

Aradan 46 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal travma hâlâ canlılığını koruyor. İdam edilenler, işkence görenler, siyasi yasaklılar, cezaevlerinde yıllar geçirenler ve görevlerinden uzaklaştırılanlar, dönemin ağır bilançosunu oluşturuyor.

12 Eylül, Türkiye’de demokratik düzenin askeri müdahaleyle kesintiye uğratıldığı, seçilmiş kurumların ortadan kaldırıldığı ve toplumun zor yoluyla yeniden şekillendirildiği en önemli tarihsel kırılmalardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Muhabir: İlhami Türksal