Türkiye ile Avrupa, 2026 yazında birbirinden belirgin biçimde ayrışan sıcaklık koşulları yaşadı. Batı Avrupa’da sıcaklıklar 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerine çıkarak rekor seviyelere ulaşırken, Türkiye’de yaz mevsimi genel olarak normallerin yalnızca yaklaşık 0,4 derece üzerinde geçti ve 2025 yazına göre belirgin biçimde daha serin oldu.

Türkiye’de yaz mevsimi normallerin biraz üzerinde geçti

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de ağustos ayı ortalama sıcaklığı 25,7 derece oldu. Bu değer, 1991-2020 normallerinin 0,6 derece üzerinde gerçekleşti ve Ağustos 2026, son 56 yılın en sıcak 16’ncı ağustosu olarak kayıtlara geçti.

Temmuz ayında ortalama sıcaklık 25,3 dereceye ulaştı ve normallerin 0,3 derece üzerinde gerçekleşti. Haziran ayında ise ortalama sıcaklık 22,3 derece oldu ve mevsim normallerinin 0,5 derece üzerinde seyretti.

2026 yazı, 2025’e göre yaklaşık 1 derece daha serin geçti

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun değerlendirmesine göre, haziran, temmuz ve ağustos aylarının ortalaması alındığında Türkiye’de 2026 yaz mevsiminin ortalama sıcaklığı yaklaşık 24,4 derece olarak gerçekleşti. 1991-2020 yaz normali ise 24 derece seviyesinde bulunuyor.

Bu verilere göre 2026 yazı, 1971’den bu yana tutulan kayıtlarda en sıcak yazlar sıralamasında yaklaşık 13 ile 15’inci sıralar arasında yer alıyor. 2024 yazı 26,1 dereceyle, 2025 yazı ise 25,5 dereceyle çok daha sıcak geçmişti.

Türkiye bu yaz baştan sona aşırı sıcak yaşamadı

Kadıoğlu, 2026 yazının Türkiye açısından sıcak başladığı ya da sürekli rekor kıran bir dönem olmadığını belirtti. Yaz mevsiminin serin başladığını, sonuna doğru sıcaklıkların yükseldiğini ancak üç ayın hiçbirinin en sıcak ilk 10 arasına girmediğini ifade etti.

Buna göre Türkiye’de sıcaklıklar mevsim normallerinin biraz üzerinde kaldı ancak 2025 ve 2024 yazlarındaki seviyelere ulaşmadı. Bu durum, küresel ölçekte çok sıcak geçen 2026 yazı ile Türkiye arasında belirgin bir ayrışma ortaya çıkardı.

Batı Avrupa rekor sıcaklıklarla karşılaştı

Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre Batı Avrupa, 2026 yazında 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerinde sıcaklık yaşadı. Bu değer, 2003 yılındaki rekoru geride bırakarak Batı Avrupa’nın kayıtlardaki en sıcak yazı oldu.

Fransa, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Belçika, İspanya, Avusturya ve İsviçre de kendi ölçüm tarihlerindeki en sıcak yaz mevsimini yaşadı. Avrupa genelinde ise 2026 yazı, 2024 ve 2022’nin ardından en sıcak üçüncü yaz olarak kayıtlara geçti.

Yüksek basınç Avrupa’yı ısıttı, Türkiye’yi görece serin bıraktı

2026 yazındaki temel farkın, sıcaklıkların coğrafi dağılımından kaynaklandığı değerlendiriliyor. İngiltere’nin kuzeybatısına yerleşen güçlü ve kalıcı yüksek basınç sistemi, Kuzey Afrika kaynaklı sıcak havayı Batı Avrupa’ya yönlendirdi.

Aynı sistem, kutup kökenli daha serin havanın doğuya kaymasına neden oldu. Böylece Batı Avrupa normalin 3-5 derece üzerinde ısınırken, Doğu Avrupa ve İskandinavya’da sıcaklıklar yer yer normallerin altında kaldı; Türkiye ise büyük ölçüde mevsim normalleri civarında seyretti.

Türkiye’nin doğusunda yer yer normallerin altı görüldü

Copernicus verilerine göre Türkiye’nin özellikle doğu kesimlerinde yaz boyunca sıcaklıklar yer yer normallerin hafif altında kaldı. Bu durum, ülke genelindeki ortalamanın Batı Avrupa’daki kadar yükselmemesinde etkili oldu.

Türkiye’nin küresel ve Avrupa ortalamalarıyla kıyaslandığında görece daha serin bir yaz geçirmesi, 2026 yazını önceki iki yıldan ayıran en önemli özelliklerden biri oldu.

Küresel ölçekte 2026 yazı yine çok sıcak geçti

Türkiye’de yaz nispeten ılımlı geçse de dünya genelinde tablo farklıydı. Ağustos 2026, küresel ölçekte 1991-2020 ortalamasının 0,85 derece, sanayi öncesi dönemin ise 1,65 derece üzerinde gerçekleşti.

Ağustos 2026, kayıtlardaki en sıcak ağustos ayı olurken Temmuz 2023 ile birlikte tüm zamanların en sıcak ayları arasına girdi. Haziran ve temmuz ayları da küresel ölçekte kayıtlardaki en sıcak ikinci haziran ve temmuz olarak ölçüldü.

ABD de en sıcak yazlarından birini yaşadı

Avrupa’daki sıcak hava yalnızca kıtayla sınırlı kalmadı. ABD’de de 2026 yazında yüksek sıcaklıklar etkili oldu.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, 2026 yazını ABD tarihinde kaydedilen en sıcak yaz dönemi olarak açıkladı. Böylece Kuzey Amerika ile Batı Avrupa’da benzer şekilde güçlü sıcaklık anomalileri görüldü.

İçişleri Bakanlığı’ndan motosiklet sürücülerine müjde gibi yenilikler geliyor
İçişleri Bakanlığı’ndan motosiklet sürücülerine müjde gibi yenilikler geliyor
İçeriği Görüntüle

Yağış azlığı ile kuraklık aynı şey değil

Prof. Dr. Kadıoğlu, sıcaklık değerlendirmelerinin yanında kuraklık konusunda da önemli bir ayrım yapılması gerektiğini vurguladı. Yağış azlığının doğrudan kuraklık anlamına gelmediğini belirten Kadıoğlu, meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik kuraklığın ayrı ayrı ele alınması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de 2026’nın ilk bölümünde genel olarak yağışlı koşulların etkili olduğuna dikkat çeken Kadıoğlu, buna karşın büyükşehirlerde baraj seviyelerinin düşmesinin yalnızca meteorolojiyle açıklanamayacağını ve su yönetiminin de belirleyici olduğunu ifade etti.

Baraj seviyeleri su yönetimi tartışmasını gündeme getirdi

Kadıoğlu, 66 yılın en yağışlı su yıllarından birinin sonunda İstanbul ve Ankara’daki baraj doluluk oranlarının ağustos ayında yüzde 40’lar seviyesine gerilemesini dikkat çekici buldu.

Bu tabloyu, “sorunun yalnızca yağış miktarı değil, suyun nasıl yönetildiğiyle de ilgili olduğu” şeklinde değerlendiren Kadıoğlu, büyük kentlerde artan nüfus, tüketim ve altyapı baskısının su kaynakları üzerindeki etkisine işaret etti.

Sonbaharda ani sağanak ve sel riski öne çıkıyor

Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıklarının yüksek seyretmesi, sonbahar ayları için yeni riskler oluşturuyor. Sıcak deniz yüzeyi ile kuzeyden gelebilecek daha soğuk hava kütlelerinin karşılaşması halinde kısa sürede kuvvetli yağışlar oluşabiliyor.

Kadıoğlu, bu nedenle Türkiye’de sonbahar döneminde ani sağanak, su baskını ve sel riskine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Yazın görece serin geçmiş olması, sonbahar dönemindeki aşırı yağış riskinin düşük olacağı anlamına gelmiyor.

2027 yeni sıcaklık rekoru için daha güçlü aday

2026’nın dünya genelinde en sıcak ilk üç yıl arasında yer alabileceği değerlendiriliyor. Yılın ilk yarısında 2024 ve 2025’in gerisinde bulunan 2026, temmuz ve ağustos aylarındaki yüksek sıcaklıklarla sıralamada yükseldi.

Kadıoğlu, asıl dikkat edilmesi gereken yılın 2027 olabileceğini belirtti. El Nino koşullarının güçlenmesi halinde 2027’de küresel sıcaklıkların yeni bir rekor seviyeye ulaşma ihtimalinin arttığı değerlendiriliyor.

Türkiye ve Avrupa aynı yazı farklı yaşadı

2026 yazının en dikkat çekici özelliği, sıcaklığın küresel ortalamadan çok bölgesel dağılımındaki fark oldu. Batı Avrupa ve ABD tarihî sıcaklıklarla mücadele ederken, Türkiye önceki iki yıla kıyasla daha ılımlı bir yaz geçirdi.

Bu tablo, küresel ısınmanın her bölgeyi aynı anda ve aynı ölçüde etkilemediğini; atmosferik dolaşım, yüksek basınç sistemleri ve bölgesel hava hareketlerinin sıcaklıkların dağılımında belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Muhabir: Anadolu Ajansı