CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelerin ardından CHP Ekonomi Masası’nı topladı. Toplantının ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sermaye piyasalarında manipülasyon riskini aylar öncesinden bildiğini savunarak, neden zamanında önlem alınmadığının açıklanmasını istedi ve Şimşek’e 7 soru yöneltti.
CHP’nin resmî açıklamasına göre Ekonomi Masası, Borsa İstanbul’daki olağanüstü fiyat hareketleri ve hızlı fon büyümelerinin yaratabileceği riskleri değerlendirmek üzere 17 Eylül’de Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Parti, gelişmelerin çok sayıda tasarruf sahibini mali açıdan zor durumda bıraktığını belirtti.
Krizin bir gecede ortaya çıkmadığını savundu
Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarında yaşanan sorunların bir gecede ortaya çıkmadığını belirterek, risklerin daha önce bilindiğini ileri sürdü. Bu noktada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde yaptığı açıklamayı hatırlattı.
Şimşek’in söz konusu konuşmasında, bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiğini söylediği resmî SPK kayıtlarında da yer alıyor. Şimşek, o dönemde düzenleme eksikliklerinin giderileceğini, cezaların ağırlaştırılmasının gündemde olduğunu ve manipülasyonla mücadelenin güçlendirileceğini açıklamıştı.
Kılıçdaroğlu, aradan geçen süreye rağmen gerekli düzenlemelerin zamanında yapılmadığını savunarak, “Madem manipülasyon yapıldığını biliyordunuz, neden harekete geçmediniz?” değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu ayrıca, ekonomi yönetiminin ancak uluslararası endeks sağlayıcılarından gelen uyarıların ardından harekete geçtiğini öne sürdü; bu ifade Kılıçdaroğlu’nun siyasi değerlendirmesi niteliğinde.
Şimşek’e yönelttiği 7 soru
Kılıçdaroğlu, Mehmet Şimşek’in bulunduğu makamın sorumluluğu gereği kamuoyuna açık ve net yanıt vermesi gerektiğini savundu. Açıklamasında Şimşek’e yönelttiği 7 soruyu şöyle sıraladı:
- “Madem ki sorunları biliyordunuz, neden zamanında önlem almadınız?” Kılıçdaroğlu, uzun süre beklendiğini ve ancak uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarısından sonra harekete geçildiğini öne sürerek, “Sizi engelleyen güç kimdi? Hangi otorite veya siyasi güç sizin görev yapmanızı engelledi?” diye sordu.
- “Bu vurgun sürecinde kimler ne kadar kazandı?” Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerden hangi kişi veya yapıların ne ölçüde kazanç sağladığının açıklanmasını istedi.
- “Yaşananları hangi kurumlar denetlemekle görevliydi ve bu kurumlar niçin görevlerini yapmadılar?” Kılıçdaroğlu, sermaye piyasalarını gözetmek ve denetlemekle görevli kurumların süreçteki rolünün kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
- “Yüz binlerce tasarruf sahibinin mağduriyetini nasıl gidereceksiniz, hangi kaynaklardan gidereceksiniz?” Kılıçdaroğlu, zarar veya riskle karşı karşıya kalan yatırımcılar için bir telafi mekanizması oluşturulup oluşturulmayacağını sordu.
- “Kaç yurttaşımızın parası, birikimleri ve tasarrufları risk altında?” Kılıçdaroğlu, yaşanan gelişmelerden kaç yatırımcının etkilendiğinin ve mağduriyet yaşayan kişi sayısının açıklanmasını istedi.
- “Toplam risk tutarı nedir?” Kılıçdaroğlu, yatırımcıların karşı karşıya bulunduğunu ileri sürdüğü toplam mali riskin parasal büyüklüğünün açıklanmasını talep ederek bunu kendi ifadesiyle “vurgunun parasal boyutu” olarak nitelendirdi.
- “Gerçek ve likit mal varlıkları ne kadar, mal varlıklarına tedbir uygulayacak mısınız?” Kılıçdaroğlu, sorumlu olduğunu iddia ettiği ve “yedili borsa çeteleri” olarak nitelendirdiği kişi veya yapıların mal varlıklarının belirlenmesini ve bunlara tedbir uygulanıp uygulanmayacağının açıklanmasını istedi.
Kılıçdaroğlu, açıklamasında kamu ihaleleri tartışmalarında daha önce kullanılan “beşli çete” ifadesine de gönderme yaparak bu kez “yedili borsa çeteleri” nitelemesini kullandı. “Çete”, “vurgun”, “soygun” ve benzeri ifadeler Kılıçdaroğlu’nun siyasi iddia ve nitelemeleri olup, bağımsız olarak kesinleşmiş hukuki tespitler olarak değerlendirilmemeli.
Şimşek’e aynı soruyu iki kez yöneltti
Kılıçdaroğlu, ilk sorusunu açıklarken özellikle Şimşek’in görevini yapmasının önünde siyasi veya bürokratik bir engel bulunup bulunmadığını gündeme taşıdı. “Sizi hangi otorite ya da hangi siyasi güç görev yapmaktan engelledi?” sorusunu konuşmasının ilerleyen bölümünde bir kez daha tekrarladı.
CHP lideri, sermaye piyasalarında ortaya çıkan tablonun aylar öncesinden öngörülebildiğini savunarak, Şimşek’in Kasım 2025’te yaptığı açıklamayla mevcut risklerden haberdar olduğunu ileri sürdü. Şimşek’in Kasım 2025 konuşmasında bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiğini söylemesi resmî kayıtlarda yer alsa da, Kılıçdaroğlu’nun bunun son gelişmelerle doğrudan bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmesi siyasi bir iddia niteliğinde.
Erdoğan’a da Devlet Denetleme Kurulu çağrısı
Kılıçdaroğlu, 7 sorunun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da ayrı bir soru yöneltti. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin arkasında siyasi veya bürokratik bir bağlantı bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Bu yapılar ve vurgunu yaptığı iddia edilen kişilerin arkasındaki bürokratik ve siyasi gücü ortaya çıkaracak mısınız?” diye seslendi.
Kılıçdaroğlu ayrıca Devlet Denetleme Kurulu’nun derhal harekete geçirilmesini istedi. Sürecin yalnızca yatırımcıların uğradığı iddia edilen zararlar üzerinden değil, denetim mekanizmalarının işleyişi ve kamu otoritelerinin sorumlulukları açısından da araştırılması gerektiğini savundu.
SPK tedbirlerin alındığını duyurdu
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının gündeme geldiği 17 Eylül’de Sermaye Piyasası Kurulu da sermaye piyasalarındaki son gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. SPK, gelişmelerin kurul tarafından takip edildiğini ve “bir dizi tedbir” alındığını bildirerek, alınan tedbirlerin ayrıntılarının kısa süre içinde kamuoyuna duyurulacağını açıkladı.
Aynı gün Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi ise Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının genel işleyişinde temel veya yapısal bir risk bulunmadığını açıkladı. Komite, yaşanan hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketlerinin yönetimindeki bazı fonlarda görülen kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını; sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını ve “geçici ve yönetilebilir” olarak değerlendirildiğini bildirdi.
Piyasa bozucu eylemler için işlem mesajı
Finansal İstikrar Komitesi, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve olası bulaşma riskinin önlenmesine yönelik tedbirlerin uygulanacağını da duyurdu. Açıklamada, piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu belirlenen kişiler hakkında düzenleyici ve denetleyici kurumların yetkilerini kullanmaya devam edeceği belirtildi.
Böylece Kılıçdaroğlu ekonomi yönetimine, denetim sürecinin neden daha önce işletilmediği, kaç yatırımcının risk altında olduğu, toplam mali riskin boyutu, kimlerin kazanç sağladığı ve sorumluların mal varlıklarına tedbir uygulanıp uygulanmayacağı başlıklarında yanıt verilmesi çağrısında bulunurken; ekonomi yönetimi ve SPK cephesinden gelen açıklamalarda ise sorunun sermaye piyasalarının bütününe ilişkin sistemik bir risk oluşturmadığı ve tedbirlerin devreye alınacağı mesajı verildi.



