Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP üyeliğinden ayrılarak siyasi yoluna bağımsız devam etme kararı, yalnızca bir parti üyeliğinin sona ermesi anlamına gelmiyor. Yavaş'ın açıklamasında kullandığı “seçmen iradesi”, “birlik”, “partililik” ve “temsil sorumluluğu” kavramları, verdiği kararın kendisi açısından da yanıt bekleyen önemli sorular ortaya çıkarıyor.

Yavaş, istifasının öfke ya da kırgınlıkla alınmadığını, uzun süredir devam eden siyasi ve hukuki tartışmaların sonunda bu noktaya geldiğini söylüyor. Ancak kapsamlı açıklamasına rağmen, kararın tam olarak hangi somut gelişme nedeniyle 23 Eylül'de alındığı ve hangi noktada CHP üyeliğini sürdürülemez gördüğü açık biçimde ortaya konulmuyor.

Çorum’daki baraj ve göletlere yavru balık bırakıldı
Çorum’daki baraj ve göletlere yavru balık bırakıldı
İçeriği Görüntüle

Birlik çağrısından 11 gün sonra ayrılık kararı

Yavaş'ın açıklamasındaki en dikkat çekici noktalardan biri, daha önce verdiği birlik mesajlarıyla bugünkü kararı arasındaki kısa zaman aralığı. Yavaş, 12 Eylül'de CHP'den ayrılacağı yönündeki sorular üzerine “Ayrılıkta azap vardır, birlikte rahmet vardır” demiş, siyasetin üst kademelerindeki ayrılıkların belediye başkanı olarak kendisini ilgilendirmediğini ifade etmişti.

Aradan yalnızca 11 gün geçtikten sonra CHP üyeliğini sonlandırması, bu süre içerisinde neyin değiştiği sorusunu beraberinde getiriyor. Yavaş düşüncelerinin değişmediğini özellikle belirtse de, birlik içerisinde kalmayı savunan tutumdan bağımsız siyasete geçişi zorunlu kılan siyasi eşiğin ne olduğunu ayrıntılı biçimde açıklamıyor.

İstifanın doğrudan gerekçesi belirsiz bırakıldı

Yavaş kararını açıklarken “bugün yapılan bazı açıklamalar” ifadesini kullandı ancak bu açıklamaların kim tarafından yapıldığını ve hangi sözlerin istifa kararında belirleyici olduğunu doğrudan söylemedi. Aynı gün CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti kurumsal kimliğinin kişilerden üstün olduğunu belirterek belediye başkanlarının parti programlarına uymasının beklendiğini söylemişti.

Bu kronoloji, Sarı'nın sözlerinin Yavaş'ın kararında etkili olduğu yorumuna zemin hazırlıyor ancak Yavaş bunu açıkça isimlendirmiyor. Dolayısıyla oldukça kapsamlı bir siyasi ayrılık metninde, kararın son tetikleyicisinin doğrudan belirtilmemesi açıklamanın önemli boşluklarından biri olarak duruyor.

Seçmen iradesi vurgusu Yavaş için de bir tartışma başlığı

Yavaş'ın açıklamasındaki en sert siyasi mesajlardan biri, seçilmiş kişilerin kazandıkları makamları seçmenin onaylamadığı başka siyasi adreslere taşımaması gerektiği yönündeki değerlendirmesi. “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” diyen Yavaş, parti değiştiren seçilmiş siyasetçilere yönelik tutumunun değişmediğini belirtiyor.

Ancak bu ilke, Yavaş'ın kendi kararı açısından da bir soruyu gündeme getiriyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına bir siyasi partinin adayı olarak seçilen Yavaş başka bir partiye geçmiyor olsa da, seçildiği partiden ayrılarak görevine bağımsız devam ediyor; açıklamada başka bir partiye geçmek ile seçildiği partiden ayrılıp bağımsız kalmak arasındaki siyasi temsil farkının neden farklı değerlendirilmesi gerektiği ayrıntılandırılmıyor.

Mutlak butlana karşı birlik çağrısı yerini kopuşa bıraktı

Yavaş, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından 21 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, sürecin parti içerisinde birlik ve beraberlik içinde aşılması gerektiğini savunmuş ve sorumluluktan kaçılmaması gerektiğini belirtmişti. Ayrıca partinin kendi iradesiyle kongre kararı almasını çözüm yollarından biri olarak göstermişti.

Bugünkü açıklamasında ise aynı sürecin CHP'de derin ayrışmaya neden olabileceği görüşünü tekrarlarken çözümü artık parti içerisinde kalmakta değil, üyelikten ayrılmakta buluyor. Bu tercih Yavaş'ın siyasi kararı olmakla birlikte, daha önce savunduğu parti içi birlik yaklaşımının neden artık uygulanabilir görülmediği açıklamada yeterince somutlaştırılmıyor.

CHP ile mesafesi aslında haftalardır tartışılıyordu

Yavaş'ın parti içerisindeki konumu son haftalarda zaten belirsizlik taşıyordu. CHP Sözcüsü Müslim Sarı 26 Ağustos'ta Yavaş'ın CHP içerisinde siyaset yapmaya karar verdiğini söylemiş, Ankara Büyükşehir Belediyesi ise ertesi gün Yavaş ile Sarı arasında siyasi geleceğine ilişkin böyle bir görüşme yapılmadığını açıklamıştı.

10 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından da Yavaş, siyasi tutumunun CHP veya YENİ Parti genel merkezlerinde rahatsızlık yaratması durumunda “gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini” ifade etmişti. Dolayısıyla 23 Eylül'deki istifa ani görünse de, Yavaş'ın parti aidiyetine ilişkin gerilim kamuoyu önünde haftalardır giderek belirginleşiyordu.

Partiler üstü belediyecilik vurgusu yeni siyasi alanın temelini oluşturuyor

Yavaş, açıklamasının önemli bölümünü Ankara'da farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin desteğini aldığı tezine ayırıyor. Belediye hizmetlerinde vatandaşların siyasi kimliklerine göre ayrılmadığını belirterek, Ankara'da oluşan seçmen desteğini parti sınırlarının ötesinde bir toplumsal birliktelik olarak tanımlıyor.

Bu yaklaşım aynı zamanda bağımsız siyaset kararının gerekçelendirilmesinde temel unsurlardan biri hâline geliyor. Ancak belediye hizmetlerinde partiler üstü davranmak ile seçilmiş bir siyasetçinin parti üyeliğini sürdürmesi birbirinden farklı iki konu olduğundan, Yavaş'ın açıklaması bu iki alan arasındaki sınırı da siyasi tartışmaya açık bırakıyor.

Bağımsızlık kararının siyasi karşılığı henüz açıklanmadı

Yavaş açıklamasında herhangi bir başka siyasi partiye katılacağını söylemedi ve yoluna bağımsız devam edeceğini duyurdu. Bu nedenle mevcut aşamada kararın başka bir partiye geçiş olarak değerlendirilmesini destekleyen açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.

Buna karşılık bağımsızlığın yalnızca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminin kalan bölümüne ilişkin bir tercih mi olduğu, yoksa Yavaş'ın bundan sonraki siyasi kariyerinin temel çizgisini mi oluşturacağı henüz belli değil. İstifa açıklaması geçmişte yaşananlara ilişkin kapsamlı gerekçeler içerirken, Yavaş'ın bundan sonra nasıl bir siyasi pozisyon alacağı konusunda bilinçli biçimde sınırlı bir çerçeve çiziyor.

Açıklamanın merkezindeki soru değişmedi

Yavaş, kendisini siyasi partilerin üzerinde görmediğini açıkça ifade ediyor; aynı zamanda Ankara'da parti sınırlarını aşan bir seçmen desteğine sahip olduğunu vurguluyor. Bu iki mesaj birlikte değerlendirildiğinde, istifanın Yavaş açısından partiler üstü belediyecilik anlayışının devamı mı yoksa yeni bir siyasi konumlanmanın başlangıcı mı olduğu sorusu önem kazanıyor.

Bu nedenle açıklama CHP'den neden uzaklaştığı konusunda birçok gerekçe sunsa da, “neden tam şimdi”, “neden parti içinde mücadele yerine istifa” ve “seçmen iradesi ilkesi bağımsız devam etme kararıyla nasıl bağdaştırılıyor” sorularına kesin yanıt vermiyor. Yavaş'ın bundan sonraki açıklamaları, 23 Eylül kararının yalnızca CHP ile yolların ayrılması mı yoksa daha geniş bir siyasi yön değişikliğinin ilk adımı mı olduğunu gösterecek.

Muhabir: İlhami Türksal